You are currently browsing the tag archive for the ‘vizkosuplement’ tag.

Intra-articular hyaluronan is without clinical effect in knee osteoarthritis: a multicentre, randomised, placebo-controlled, double-blind study of 337 patients followed for 1 year. Ann Rheum Dis. 2010 Jun;69(6):1097-102.

Osteoartrit (OA) ya da halk arasında daha sık kullanılan (ancak gerçeği yansıtmayan) adıyla kireçlenme romatoloji uzmanlarına en sık başvuru nedenlerinden birisi. A.B.D’de yapılan bir çalışmaya göre 30 yaş üzerindeki bireylerin %6’sı diz eklemini tutan OA’ ten etkilenmiş durumda ve bu oran 70 yaşın üzerindeki bireylerde %40’a kadar çıkıyor. Osteoartrit’in görülme sıklığı, halk sağlığı problemi olarak kabul edilmesine neden olacak kadar fazla olsa da, hastalığın tedavisi için cerrahi girişim (protez ameliyatları) dışında yapılabilecekler bir hayli sınırlı. Diz eklemi içerisine yapılan ilaç uygulamaları cerrahi dışı tedavi seçeneklerinden birisi. Eklem içi uygulamalar arasında popüler ancak bir o kadar da tartışmalı olanı hyaluronan (Hyalgan, Viscoseal, Synvisc, Orthovisc) adı verilen ilaç. Hyaluronan aslında normal eklem sıvısı ve kıkırdakta bulunan, kıkırdağın sağlamlık ve elastikliğini sağlayan, eklem yüzeylerini koruyan moleküllerden birisi. Osteoartrit’te hyaluronan miktarı azalmıyor ama yapısı bozuluyor. İşte bu ilacın iddia edilen etkisi de, dışarıdan bu molekülün eklem aralığına verilmesinin OA’te olumlu etkileri olduğu şeklinde. Hyaluronan’ın OA’te etkinliğini araştıran çok sayıda çalışmaya rağmen, bu ilaç gerçekten etkili mi? Özellikle daha etkili olduğu bir hasta grubu var mı?  Ya da etkisi ne kadar sürüyor? gibi soruların yanıtları halen tatmin edici olmaktan uzak.  İşte bu nedenle yeni çalışmalar halen romatoloji dergilerinde kendine yer bulabiliyor.

Osteoartrit hastalarında hyaluronan’ın etkisini araştıran, Hollanda’da yürütülen çok merkezli bir çalışmanın sonuçları Annals of the Rheumatic Disease’in Haziran sayısında yayınlandı. Araştırmacılar diz OA’i olan 335 hastanın yarısına (yaklaşık olarak) 5 hafta süreyle haftada bir olmak üzere, diz eklemi içerisine Hyalgan uygularken, diğer yarısına da serum fizyolojik (seyreltilmiş tuzlu su da denilebilir) uygulayarak bu hastaları 1 yıl süre ile takip etmişler. Çalışma süresince hastaların parasetamol dışında ağrı kesiciler ya da NSAİİ (iltihap giderici ilaçlar) almalarına izin verilmemiş (elbette hiç bir çalışma kimsenin 1 yıl boyunca ne alacağı hakkında etik anlamda yaptırımda bulunamaz, ancak hastalar çalışma süresi dahilinde bu ilaçları almaları durumunda çalışma dışı bırakılabilirler ki bu çalışmada yapılan da bu).  İlacın etkilerini (hastaların bu uygulamalardan fayda görüp görmediğini) pek çok farklı yöntem ile değerlendirmişler. Bu yöntemlerin ortak özelliği ise hepsinin hastalar tarafından yapılan değerlendirmeler olması.

Çalışmanın sonuçlarını incelediğimizde; 3. ayın sonunda hyaluronan uygulanan hastaların %67,9’u tedaviye yanıt verirken (hastalık ile ilişkili yakınmalarında azalma olması), plasebo uygulanan hastaların %72,4’ünün tedaviye yanıt verdiğini görüyoruz. Her iki grupta tedaviye yanıt veren hastalar uzun süreli takip edildiğinde ise, hyaluronan uygulanan hastalarda yakınmaların tekrar başlaması (nüksetmesi) için geçen süre yaklaşık 172 gün iken, plasebo uygulanan hastalarda bu süre yaklaşık 204 gün. Bu süre ne kadar uzun ise bu o uygulamanın daha etkili olduğu anlamına geliyor, ancak bu çalışmada her 2 grupta yakınmaların nüksetme süresi birbirine çok yakın. Plasebo uygulaması hyaluronandan daha etkili gibi gözükmekle birlikte aradaki fark istatistikî olarak anlamlı değil.

Uzun lafın kısası, değerlendirmeyi nasıl yaparsak yapalım, hyaluronan OA’te tuzlu sudan daha etkili değil gibi gözüküyor. Bu çalışmanın sonuçları, hyaluronan tedavisinin yüksek maliyeti ile bir arada değerlendirildiğinde, OA hastalarında bu uygulamanın çok da mantıklı olmayacağı anlamını taşıyor. Elbette daha kapsamlı bir çalışma ile bu bulguların aksi ispat edilene kadar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan makalenin tüm hakları Haber Romatik sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, alıntılanan makaleye aktif link verilerek kullanılabilir.

haber kategorileri